Kazanmak, istikrarlı takiple mümkün
Muhsin Ceylan

Kazanmak, istikrarlı takiple mümkün

Eyaletimiz Kuzey Ren Vestfalya’da (KRV), Sosyal Demokrat Parti (SPD) grubunun hazırlayıp Eyalet Meclisi’ne sunduğu teklifte; vatandaşlık yasasının reforme edilerek ülke gerçeklerine uydurulup çifte vatandaşlığın kolaylaştırılması talebi görüşülüp tartışıldı.

SPD’nin talebinde, İsviçre’nin de uygulamada dahil olduğu Avrupa Birliği (AB) üye ülkeleri vatandaşlarına verilen kendi mevcut vatandaşlığını kaybetmeden Alman vatandaşlığına geçebilmelerinin önünün açılması talep ediliyor.

Uzun zamandır ‘oy hakkı’ konusunda çalışan KRV Seçim Hakkı Girişimi gönüllülerinin yeniden gündeme alınmasına vesile olduğu talepte ise, Türk vatandaşlarının da, AB vatandaşları gibi Alman vatandaşı olmadan da seçimlerde oy kullanma hakkının sağlanması isteniyor.

1980’li yılların başında Alman Sendikalar Birliği’nin ilk defa gündeme getirip zaman zaman ülke politika gündemine taşınan bu, Almanya’da yaşayan her seçme yaşına gelmiş insanın seçimlerde oy kullanabilmesi talebi, bu uygulamadan istifade edebilecek olan göçmen asıllıların diğer bir  ifadeyle yeni yerlilerin gerektiği gibi takipçi olmamaları yüzünden bu konuda ciddi bir mesafe katedilemedi.

NRW Sosyal Demokrat Parti (SPD)’nin teklifi, Eyalet Meclisi’mizde görüşüldü ve beklendiği gibi, bizim gazeteci milleti başta, nereden ve neden söylendiği bilinme ihtiyacı duyulmadan Almanya faşistlerinin ülkedeki insanlara liberal yaklaşımlarını küçümsemek ve aşağılamak için 'Türk Armin' sıfatı yakıştırılan Armin Laschet başbakanlığındaki eyalet iktidar partileri Hristiyan Demokrat Parti (CDU) ve Hür Demokrat Parti (FDP)’nin oylarıyla kafadan reddedilerek, tartışılmak üzere konuyla ilgili Meclis Çalışma Grubun’na yani Komisyon’a havale edildi.

Bu demektir ki, AB vatandaşları gibi aynı seçim hakkına sahip olma girişiminde uzun soluklu bir döneme girdik. Bu hak talebi uygulamasının gerçekleşebilmesi, ülke geleceği ile ilgili sözü ve tezi olanlarımızın, çözümü sadece KRV Seçim Hakkı Girişimi gönüllüleriyle Volkan Baran, Serdar Yüksel,Berivan Aymaz ve İbrahim Yetim gibi politikacılarımızın omuzlarına bırakmadan bu konuya yoğun ilgi ve alaka göstermemize bağlı. Bu konuya emek harcayan istisnasız herkese çok çok teşekkürler. İyi ki, varlar.

Şimdi bize düşen daha doğrusu farz olan; bu konu sonuçlandırılıncaya kadar hepimizin ama hepimizin gündemimize alıp, NRW Eyalet Meclisi’mizdeki parti ve vekillere bu teklifin uygulamasını sağlayacak kanuni düzenlemelerin yapılması için mektup veya hepimizin sahip olduğu elektronik haberleşme sistemi email ile demokratik katılımın ve barış içinde bir arada yaşamamızın kolaylaştırılması adına sistematik bir şekilde devamlı sormak, rahatsız etmek ve olayın takipçisi olduğumuzu aralıksız her dem göstermek.

Almanya’ya, Türk işçi göçünün 60’ıncı yılınına girdiğimiz bugünlerde,bu ülke yeniden imarında ter, emek ve bilek katkısı olanlara hediye olması ve de bu ülkenin yeni yerlileri olduğumuzu gösterme adına, sadece Türkiye’deki siyasi gelişmelere değil, asli gündelik problemleri yaşadığımız yeni vatana yoğunlaşmak, daha güzel ve kardeşçe birlikte yaşamak için tek çıkar yolumuz. Bunun dışındaki her yol, hazırcılık ve de birey, fert olma değil, insanlık onuruna yakışmayan; ‘Bana dokunmayan yılan çok yaşasın’cılıktır. Buna da, kitle değil, kütle yani sürülük diyor, bu işin ehli.

Kütlenin parçası, yani sürüde koyun olanlarımızla, kitlede birey, fert olanlarımızı, yukarıdaki gelişmeye takipte hep beraber göreceğiz...

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Almanya'da Eğitim Diplomasisi ve Veli Bilgilendirme Seminerleri
Almanya'da Eğitim Diplomasisi ve Veli Bilgilendirme Seminerleri
Egetürk ve Efepaşa tutkunlarına güzel haber
Egetürk ve Efepaşa tutkunlarına güzel haber