Almanya’da Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde 20 Eylül’de yapılacak seçimler, Başbakan Friedrich Merz’in liderliğindeki federal hükümet açısından yakından izlenecek. Seçimler, özellikle Doğu Almanya’da AfD’nin yükselişinin ardından Merz ve koalisyon hükümeti üzerindeki siyasi baskının arttığı bir döneme denk geliyor.
Reuters’ın haberine göre Mecklenburg-Vorpommern’de AfD’nin birinci parti olma ihtimali bulunurken, eyaletin uzun süredir görevde olan Başbakanı Manuela Schwesig’in liderliğindeki SPD’nin de güçlü bir konumda olduğu belirtiliyor. Berlin’de ise konut sıkıntısı ve hızla yükselen kiralar seçim kampanyasının başlıca gündem maddeleri arasında yer alıyor.
Berlin’de 18 Eylül’de yayımlanan son Reuters haberinde, 85’i kiracı olan hanelerin oranının yüksek olduğu kentte konut ihtiyacının 2040’a kadar 211 bin yeni konut seviyesine ulaşmasının beklendiği aktarıldı. Kiraların 2014’ten bu yana yaklaşık iki katına çıkması, seçmenlerin öncelikli sorunları arasında gösteriliyor.
Mecklenburg-Vorpommern’de ise göç ve yabancılarla ilgili tartışmalar seçim gündeminde öne çıkıyor. Reuters, doğu eyaletlerinde AfD’nin oy desteğinin artmasının bazı göçmen topluluklarında Almanya’daki geleceklerine ilişkin kaygıları artırdığını bildirdi.
6 Eylül’deki Saksonya-Anhalt seçiminde AfD’nin elde ettiği sonuç, federal düzeyde de tartışmalara yol açmıştı. Reuters, 20 Eylül seçimlerinin Merz’in CDU’su ve hükümet açısından yeni bir siyasi sınav niteliği taşıdığını aktarıyor.
Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern seçim sonuçları doğrudan federal hükümetin görev süresini belirlemeyecek. Ancak sonuçların CDU, SPD ve AfD arasındaki güç dengesi ile Merz’in liderliğine yönelik parti içi tartışmalar açısından önemli bir gösterge olması bekleniyor.






